22 Kasım 2007 Perşembe

YENİDEN DOĞMAK

Hayatımda hiç ameliyat olmadım. Hatta hastaneye gitmektense ayakta durarak çalışarak başka şeylerle meşgul olarak yakalandığım hastalıkları atlatmaya çalıştım.

Fakat doktorlar artık uyuyamama, geniz akıntısı, çok sık nezle olma gibi hastalıklarım dayanılmaz olunca artık bir hastaneye gidip iyi bir bakımdan geçmenin zamanı geldiğini anladım.

Teşhis kısmında Göğüs hastalıkları, Alerji bölümü, KBB bölümü, Röntgenler, ile üst solunum yollarımın rahatlatılması konusunda karara varıldı. Bu arada istedikleri Tomografiyi de çekemediler. (Türkiye de ki bir çok Tomografi merkezinin kullandığı tomografi cihazları maximum 130KG ağırlığındaki insanlar için tasarlanmış (benim kaç KG olduğumu boş verin)

Teşhis tamamdı ama bendeki korku arttıkça arttı. Hayatımda hiç ameliyathaneye girmemişim, narkoz almamışım. Bunlar tomografi bile çekemiyorlar ya beni uyuttuktan sonra uyandıramazlarsa. Aradan bir kaç gün daha geçti bu arada sigortam yapılacak bu 3 ameliyat için onay aldı. Ben doktoruma dedim. Korkuyorum beni bu sefer uyutacak ve uyandıracak bölüme gönderdi oradaki doktorlar işte EKG, ciğer filmi, muayene, kan tahlillerimin sonunda beni uyandıracaklarını bana garanti edip birde ikna ettiler.

Sıra geldi ameliyata sabah ilk ameliyat olacak hasta bendim sakin bir şekilde gittim hemen soydular. Sedyeye yatırdılar bu arada koluma o kelebek dedikleri musluklardan taktılar. Şimdi biraz rahatlayacaksın dediler bir iğne yaptılar serumun içerisine birden kuş gibi hafiflediğimi hissettim.

Ameliyathane çok soğuk üşüdüm ama o kadar hafiflemiştim ki sadece bana kendini tanıtan doktorlara merhaba diyecek kadar bir zaman bıraktılar bir de tepemdeki o büyük lambaları gördüm ama sanki yanmıyorlardı yada ben öyle gördüm.

Uyandığımda boğazım ağrıyor, burnumdan nefes alamıyor, ağzımın içi de kupkuru idi. Çok konuşan bir doktor (herkese de emirler yağdıran) bana merhaba veysel bey diye bağırdı. Zaten bu doktorları oldum olası anlamıyorum neden bağırırsın kardeşim ben duyma özürlü değilim ki. Narkozdan çıkmaya başlayan hastalar hep bir yakınlarının adını falan sayıklarmış. Ben ise Mado dan sade dondurma istiyorum demişim.

Odama çıkarıp yatağıma yatırdıklarında biraz kendime gelmiştim. Artık bitti diyordum kurtuldum. Burnumun içini genişletmişler nefes alacak kadar olmuş, bademciklerimi almışlar, küçük dilimi küçültmüşlerdi. Ben odama gelene kadar aile fertlerim çok perişan oldular.

Fakat ilk gecenin sabahında öyle olmadığını anladım. Burnum kanama yapmış burnumdaki tamponlar kanı dışarı vermeyince genzime dolmuş ertesi sabah artık verdikleri tansiyon ilaçları da tansiyonumu düşüremeyince bende nefes alamıyorum diye bağırmaya çalıştıkça burnumdaki tamponlar dayanamadı ve patladı. Beni tekrar polikliniğe götürüp burnumdaki tamponları çıkardılar kanı durdurmak için bayağı bir uğraştılar Kocaman şırınga ile verdikleri lokal anestezi uyuşturmadı. çanımı yaka yaka burnumdaki damarları yakıp, boğazımdan da 1 avuçtan daha büyük bir kan peltesini çıkardıklarında nasıl güzel bir nefes aldım ki size anlatamam nefes alıyorum diye bağırmışım. bu yazıyı kaleme aldığım şu saatlerde bile hala o kadar güzel nefes alamıyorum.

Dediler biz seni bu şekilde taburcu edemeyiz bir gece daha yatacaksın. Yapacak bir şey yok kabul edip yattım. Ertesi gün daha sevinçliydim. doktorumda bir gün önce burnuma soktukları balon gibi şişen tamponu çıkarınca o kadar rahatladım ki anlatamam Bu işlemleri de ne olur ne olmaz diye yine ameliyathanede yaptılar. Organik bir tampon taktılar kendi kendine eriyecek dediler 1 hafta sonra kontrole gelin o zamana kadar erir dediler. Ben eve çıkacağım hastaneden kurtulacağım için zaten havalarda uçuyorum hiç bir şey umurumda değildi.

Çıkış işlemlerini yaptık Bu arada sigortamın her şeyi ödediğini ama ameliyat için gerekli olduğu halde bile AIDS kan testlerinin ücretini ödemediğini öğrendim sorun değildi ben artık eve çıkıyorum ya olsun.

İnsanın evi gibisi var mı? eve çıktım bir sürü evrak formalitesini bekledikten sonra ama bu arada halen diyet gıdalarla besleniyorum sıvı mama, süt, komposto içiyorum. Evdeki dinlenmem 3 gün sürdü pazartesi boğazımdan gelen kanama ile ben tekrar hastaneye gittim. Hemen müdahale ettiler olmadı seni tekrar ameliyata alacağız dediler ben daha bir şey demeden kendimi ameliyathanede buldum kolumdan uyku ilacını yine vermeye başlamışlardı. Tekrar uyandığımda kendimi ameliyathanenin bir kenarında sedyede bekler buldum. Uyanınca beni odaya aldılar. Boğazımda acayip bir ağrı var yutkunamıyorum ama nefes alıyordum. Bu sefer gerçekten hastane yatağında uyudum çünkü çok uykum vardı yada çok bitkindim. Ertesi gün uyandığımda artık daha iyi hissediyordum kendimi. Sadece burnumdaki tamponların kokusu giderek artıyordu.

Evet beni yeniden doğmuş gibi yapan Bayındır hastanesine, Sevgili doktorum levent beye, Başımdan hiç ayrılmayan eşime, kardeşlerime, anneme ve babama çok teşekkür ediyorum. Artık karar verdim yaşamak için yiyecek ve bu kilolardan kurtulacağım.

Yeniden doğmak güzel bir şey çok hafifledim.

Hiç yorum yok: